Crimson Desert İncelemesi: Pywel’in Görkemli Açık Dünyası Macera Tutkunlarını Bekliyor
Uzun zamandır merakla beklenen Crimson Desert yayınlandı. Her videosuyla beklentileri artıran oyun dikkat çekti. Özellikle geniş dünyası ve etkileyici görselliği beğeni topladı. Pywel topraklarına adım attığımız bu orta çağ fantezi oyunu için kapsamlı bir Crimson Desert incelemesi hazırladık. Oyunu 60 saatten uzun süre deneyimledik. Bakalım beklediğimiz gibi mi?
Hikaye: Klasik Ama Merak Uyandırıcı Bir Başlangıç
Oyunda Kliff karakterini yönetiyoruz. Kliff, Gri Yeleler grubunun önemli üyelerinden biri. Oyun sert bir sinematik açılışla başlıyor. Kara Ayılar’ın acımasız saldırısına uğruyoruz. Ekibimiz dağılıyor. Böylece hikaye iki farklı yola ayrılıyor.
Oyun, klasik orta çağ öykülerinden farklılaşıyor. Fantastik unsurlar ön plana çıkıyor. Hikaye bir ‘seçilmiş kişi’ klişesine evriliyor. Abis güçleri yeteneklerimizi belirliyor. Gökyüzü mabetleri Tears of the Kingdom’ı hatırlatıyor. Oyunda dilenciye yardım ettik. Bu yola böyle girdik. Ancak hikayenin nereye varacağını merak ediyorsunuz.
Oyunun hikayesi epik ve etkileyici değil. Oldukça sıradan ve akılda kalıcı değil. Daha çok oynanışa odaklanıyor. Oyunun dünyasına hizmet ediyor. Amacımız Abis’i kurtarmak. Dünyayı keşfederek yoldaşlarımızı bulmalıyız. Kingdom Come veya Witcher gibi bir hikaye beklemeyin. Ekip üyelerini toplamak ilgi çekici. Fraksiyon mücadeleleri de öyle. Abis yolculuğu hikayeye renk katıyor. Diyaloglar ve ana gidişat etkileyici değil. Yine de ara sahneler ve şık kamera geçişleri sürükleyiciliği artırıyor.
Pywel Dünyası: Teknik ve Görsel Bir Şölen
Oyunun en güçlü yönü şüphesiz dünyasıdır. Teknik olarak çok etkileyici bir yapı sunuyor. Aynı zamanda cezbedici bir dünya kurmayı başarıyor. Sadece grafik odaklı bir oyun değil. Dünyasının güzelliği teknik yönünü güçlendiriyor. Oyunun dünyasında uçsuz bucaksız ovalar var. Kızıl çöller, karlı dağlar sizi bekliyor. İlginç yapılar ve yerleşim noktaları da bulunuyor. Bu yerleşimler ve fraksiyonlar kendi temalarına sahip. İlk bölgede İngiltere Krallığı’nı andıran yerler görüyorsunuz. Kuzeye gittiğinizde Viking yerleşkeleri karşınıza çıkıyor. Güneyde ise korsan gruplarıyla savaşıyorsunuz.
Böylesine geniş bir dünyada keşfedilecek çok yer var. Terk edilmiş kaleler sizi bekliyor. Madencilik yapabileceğiniz gizemli mağaralar bulunuyor. Abis eserleri bulacağınız noktalar da mevcut. Bu mekanlardan bazıları bulmaca öğeleri içeriyor. Bazı bulmacalar basit olabiliyor. Meşaleleri yakmak gibi görevler var. Ancak bazıları için düşünmeniz gerekiyor. Çoğunu haritada işaretleyip sonra dönüyorsunuz.
Oyun dünyası görüş mesafesiyle daha etkileyici hale gelmiş. Gözünüzün gördüğü her yere gidebiliyorsunuz. Bu durum oyunu gerçekten çekici kılıyor. Görüş mesafesi bu oyunun en iddialı yönlerinden biri. Ancak açık dünyada daha fazla mücadele olabilirdi. Farklı türlerle karşılaşsanız da, tehlikelerin çoğu insanlardan oluşuyor.
Dövüş Sistemi ve Karakter Gelişimi
Boss savaşlarından da beklediğim keyfi alamadım. Faz değişimi gibi detaylar mevcut. Ancak savaşlar taktik yerine güce dayalı. Souls oyunlarıyla kıyaslandığında yüzeysel kalıyorlar. Neyse ki bazı dokunuşlar savaşları ilgi çekici kılıyor. Düşmanların sırtına tırmanabiliyorsunuz. Yerdeki sütunları Abis güçleriyle kullanabiliyorsunuz. Böylece kafalarına vurmak mümkün oluyor.
Oyun dünyası çok büyük. Hızlı ilerlemek için çözümler sunulmuş. Atımız dışında havada süzülme yeteneğimiz de var. Ancak bir ejderhaya atlamayı beklemeyin. Bu incelemeyi yazarken 70 saati geçmiştim. Oyunda sadece bir ejderha heykeli gördüm.
Kliff hikayenin ana karakteridir. Daha sonra iki farklı karakter daha oyuna katılıyor. GTA 5’teki gibi karakterler arası geçiş yapabilirsiniz. Ana hikaye için genellikle Kliff ile devam etmeniz gerekiyor. Küçük geçişler zaman zaman oluyor.
Crimson Desert RPG olarak tanımlanmasa da, birçok özelliğini barındırıyor. Birkaç sıkıcı görev dışında diyalog seçimi yok. Her karakterin yetenek ağacı bulunuyor. Klasik seviye atlama sistemi yerine Abis eserleri kullanıyorsunuz. Yeteneklerin kilidini bu eşyalarla açıyorsunuz. Görev yaparak veya dünyayı keşfederek kazanabilirsiniz. Ayrıca farklı meydan okumalar da var. Örneğin, 30 saniyede mızrakla 50 darbe vurmak gibi. Bu görevler yeni Abis’ler açıyor.
Yetenek ağacı ve yeni özellikler oynanışı çeşitlendiriyor. Kombolar ve özel vuruşlar keyif veriyor. Ancak kalabalık düşmanlarda durum değişiyor. Boss savaşlarında da aynı şey oluyor. Düz vuruşla daha kolay ilerliyorsunuz. Kombo denerseniz zorlanıyorsunuz. Bu durum basit taktiklere yöneltiyor. Abis kullanımında diğer karakterler sorun yaratıyor. Abisleri genellikle Kliff’e harcamak istiyorsunuz. Sonra diğer karakterlere geçmek istemiyorsunuz. Bu, karakterler arası güç farkını artırıyor.
Dövüş sisteminde kombo çeşitliliği bir sıkıntı. Oyundaki komboları hatırlamakta zorlanıyorsunuz. Abis yetenekleri de eklenince kontrol daha da zorlaşıyor. Bazen MMO oyunlarındaki yetenek barlarını hatırlatıyor. Tüm yetenekler tuşlara atanmış gibi hissettiriyor.
Geniş Görev Yelpazesi ve Yaşayan Dünya
Crimson Desert dünyasında yüzlerce görev var. Basit görevlerin yanı sıra karmaşık görevler de bulunuyor. Bazen kendini tekrar etse de görev yapısı sıkmıyor. Oyunun güzel dünyası bu tekrarı unutturuyor. Kamp görevleri de mevcut. Bölge ve fraksiyon görevleri de var. Ödül avcılığı gibi çeşitler de eklenmiş. Haritada rastgele keşfettiğiniz görevler de bulunuyor. Bunlar yaşayan bir dünya hissini pekiştiriyor.
Ormana veya şehre girdiğinizde oranın yaşadığını hissediyorsunuz. Ancak bir NPC’yi takip ederseniz, saatlerce aynı şeyi yaptığını görebilirsiniz. Örneğin, aynı kütüğe vuran bir NPC ile karşılaşabilirsiniz. Atmosfer güçlü, fakat RDR 2 gibi detaylı bir oyun değil.
Kamptan bahsetmişken; yoldaşlarınızı buldukça kampınız büyüyor. Yeni görevler de açılıyor. Grup üyeleriyle baskına gitme gibi görevler yok. Hikaye birçok karakteri olaya dahil ediyor.
Görev sisteminde yoldaşları yeteneklerine göre kullanıyorsunuz. Kampa katkı sağlayacak bir yapı var. Bölge ele geçirme, koruma veya duvar örme görevleri bulunuyor. Çiftçilik gibi işler de mevcut. Her bölgenin ihtiyacına göre yoldaşları atayabiliyorsunuz. Ayrıca oyunda birçok mini oyun da yer alıyor. Poker benzeri bir oyun, dövüş ve okçuluk var. At yarışları bile oynayabilirsiniz. Hatta çocuklarla taş-kağıt-makas bile oynanabiliyor.
Müzikler ve Optimizasyon: Başarılı Bir Crimson Desert İncelemesi
Oyunun müzikleri akılda kalıcı olmayabilir. Ancak oldukça etkileyici olduklarını söylemeliyim. Ortam sesleri şahane. Müzik akışı tempoya göre değişiyor. Bu da atmosferi pekiştiriyor.
Optimizasyon konusunda geliştirici ekibi tebrik etmek gerekir. 70 saatlik maceramda oyun sadece bir kez çöktü. Başka oyun kırıcı bir hatayla karşılaşmadım. Objelerin veya karakterlerin havada kalması gibi hatalar olabiliyor. Ancak bu hatalar devasa dünya için çok küçük.
Oyunu 13900K işlemciyle oynadım. 32 GB DDR5 RAM ve RTX 4070Ti kullandım. 4K çözünürlükte deneyimledim. Sinematik ayarlarda DLSS Dengeli seçeneğiyle 60 FPS aldım. Çok karakterli sahnelerde 40-45 FPS’e düşüşler oldu. Grafikleri ultra ayarlara getirdiğimde ise 60 FPS’e kolayca sabitleyebildim. Benzer oyunlara göre optimizasyon başarılıydı.
Crimson Desert teknik açıdan çok etkileyici bir oyun. Şahane bir dünyaya sahip. Oynaması keyifli ve içerik açısından yoğun bir deneyim sunuyor. Ancak birçok sistemi bir araya getirme çabası karmaşaya yol açmış. Kontrol sorunları da yaşanıyor. Bazı noktalarda daha iyi seçimler yapılabilirdi. O zaman çok daha iyi bir oyun olabilirdi. Yine de son dönemin en iyi açık dünya oyunlarından biri. Bazı tercihlerini sorgulasam da genel izlenimim olumlu oldu.
