Ana SayfaSinemaNetflix Dizisi 'Something Very Bad Is Going to Happen': Gecikmeli Başlangıç, Güçlü...

Netflix Dizisi ‘Something Very Bad Is Going to Happen’: Gecikmeli Başlangıç, Güçlü Potansiyel

Korku türünün televizyona uyarlanması genellikle zorlu bir süreçtir. Etkili korku anları için gereken gerilimi saatlerce sürdürmek pek kolay değildir. Gerilimi artıran gizemi, karakter gelişimini ve dünyayı inşa eden açıklamalarla dengelemek zordur. Mike Flanagan ve Ryan Murphy gibi isimler istisnalar yaratır. Ancak Murphy’nin ‘American Horror Story’ dizisinin bile ilk sezonlarındaki kültürel etkisinden uzaklaştığı biliniyor. Netflix’in dönemini belirleyen hitlerinden ‘Stranger Things’ bile, daha çok korku unsurları taşıyan gençlik macerası olarak öne çıktı.

Duffer Kardeşler, ‘Stranger Things’ sonrası ilk yapımlarıyla Netflix’te yer alıyor. Haley Z. Boston tarafından yaratılan ‘Something Very Bad Is Going to Happen’ da bu zorluğu bir kez daha gösterdi. Sekiz bölümlük sezonun ilk yarısı oldukça uzun sürdü. Dizi, hikayenin temel taşlarını uzun süre gizli tutmak zorunda kaldı. Psikoloji öğrencisi Rachel (Camila Morrone) ve sevimli Nicky (Adam DiMarco) evlenmek üzeredir. Evlilikleri, Nicky’nin ailesinin ürkütücü, karla kaplı kır evinde gerçekleşecektir. Dizi, bu noktada neyin yanlış olduğunu izleyiciden uzun süre saklıyor.

Netflix dizisi

Netflix Dizisi “Something Very Bad”: Gerilim Nerede Başlıyor?

Ailenin esrarengiz tavırları Rachel’ın endişelerini artırır. Annesini bebekken kaybetmiş ve babasıyla arası bozuk olan Rachel, evlilik konusunda zaten gergindir. Beş gün sonraki düğününden kötü bir his alması şaşırtıcı değildir. Zira Nicky’nin ailesiyle daha önce hiç tanışmamıştır. Düğünün yapılacağı evi de ilk kez görmektedir. Cunningham ailesi, ilk izlenim olarak da pek iyi bir intiba bırakmaz.

Ailenin reisi Boris’in (Ted Levine) stres atma yöntemi, hayvan ölülerini tahnit etmektir. Eşi Victoria (Jennifer Jason Leigh) ise gecelikle dolaşarak şifreli açıklamalar yapar. Nicky’nin kız kardeşi Portia (Gus Birney), düğünü ele geçirmeye kararlıdır. Yemekten dekorasyona kadar her şeye o liderlik eder. Kardeşi Jules (Jeff Wilbusch) ise sadece kaba saba bir adam gibi görünür. Jules’un karısı Nell (Karla Crome) aynı zamanda Nicky’nin eski sevgilisidir. Bu durumlar Rachel’ı daha da tedirgin eder.

Rachel, Cunningham ailesinin kendisine karşı bir komplo kurduğundan şüphelenmeye başlar. Aile üyeleri, Rachel’ın duymadığını sandıkları zaman fısıldaşır. Gelinliği kaybolur ve Portia, Victoria’nın eski gelinliğini hemen teklif eder. Aile portresinde, Nicky’nin gelecekteki eşi için boş bir yer vardır. Popüler kültürde kötü niyetli zenginlerin sıklığı göz önüne alındığında bu şüpheler artar. Ayrıca ‘Love Story’ ve ‘Ready or Not 2’ gibi filmlerde görülen kabus gibi kayınvalide alt türü de Rachel’ın korkularını besler. Ailenin “mütevazı” kır evinin aslında devasa bir malikane olduğu ortaya çıkar. Ancak bu kadar erken ortaya çıkan tüm bu işaretler, daha fazla sürprizin geleceğine işaret eder.

Düğün Öncesi Gerilim: Cunningham Ailesi

Tamamı kadınlardan oluşan yönetmen ekibi, Rachel’ın huzursuzluğunu başarıyla artırır. Yapımcı yönetmen Weronika Tofilska, sezonun yarısını yönetiyor. Ekip, ani korkutmalar ve ıssız manzaralarla gerilimi yükseltmekten keyif alıyor. Ancak çiftin eve ulaşması bile bir tam bölüm sürer. Dizinin asıl konusu ve temaları ise birkaç bölüm sonra ortaya çıkar. Elbette bu sırları açıklamam yasak. Ancak dizinin tonunun değiştiğini söyleyebilirim. Hikaye, daha öncekinden daha alaycı bir komediye dönüşür. Kara mizahla dolu, keyifli bir üslup benimser.

Netflix dizisi

Dizinin ikinci yarısı, Rachel ve Nicky’nin ilişkisinin doğasına odaklanır. Başlangıçta Morrone ve DiMarco’nun performansları, korku arketipine uygundur. Rachel panik içindeki, muhtemelen hayatta kalan son kızdır. Nicky ise kayıtsız, belki de Rachel’ı manipüle eden bir karakterdir. Rachel’ın endişelerini dikkate almaz. Ancak daha sonra ikilinin birbirleri için uygun olup olmadığı sorgulanır. Ebeveynlerinden miras aldıkları evlilik beklentileri masaya yatırılır. Bu durum, karakterlerin karmaşık dinamiklerini tam olarak yansıtmaya yetecek zaman bırakmaz.

Televizyon, romantik bağları mercek altına almak için ideal bir araç olduğunu kanıtlamıştır. ‘Love Story’ bunun ticari ve yaratıcı bir başarısıdır. ‘Something Very Bad’ ise Cunningham ailesiyle ilgili asıl meseleyi gizlemek uğruna, bu önemli incelemeyi çok dar bir alana sıkıştırmıştır. Bazen, ikinci yarıdaki şaşırtıcı derecede tuhaf ton ile dağınık hikaye anlatımını ayırt etmek zorlaşır. Portia’nın bir anda ölülerle iletişim kurma yeteneği ortaya çıkar. Tam da Rachel’ın bir medyuma ihtiyaç duyduğu anda bu yetenek işe yarar. Bu kaos, Gus Birney’in ustaca rahatsız edici performansı için kabul edilebilir bir bedeldir. Zamanla daha komik hale gelen tiz bir mani sergiler.

Hikayenin Dönüşümü ve İlişkilerin Dinamiği

Dizi, Rachel ve Nicky’nin ruh eşi olduklarına gerçekten inanıp inanmadıklarına odaklanır. Bu, dizinin havaalanında tanışma hikayelerini anlatarak irdelediği ilgi çekici bir sorudur. Ancak dizi, bu ana çatışmayı kurmak için o kadar uzun süre bekler ki, ben başka gizemlerle meşgul oldum. Örneğin, bu hikaye tek bir hafta sonunu kapsayan bir film olarak daha iyi olur muydu? Yoksa başlangıç bölümünü atlayıp, hikayenin asıl kısmına daha fazla yer veren biraz daha kısa bir dizi mi olmalıydı? Cevaplarım yok. Sadece ‘Something Very Bad’in bazı kısımlarından o kadar keyif aldım ki, bunları daha iyi sergileyen bir yapı istedim. Daha fazla dizi incelemesi için tıklayın.

Netflix’te yayınlanan “Something Very Bad Is Going to Happen” dizisinin tüm sekiz bölümü şu an izlenebilir durumda.

Daha fazla güncel Sinema haberleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

DİĞER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!

EN POPÜLER