Ana SayfaSinema'The Super Mario Galaxy Filmi' Eleştirisi: Hızlı ve Hayal Kırıklığı Yaratan Bir...

‘The Super Mario Galaxy Filmi’ Eleştirisi: Hızlı ve Hayal Kırıklığı Yaratan Bir Devam Filmi

‘The Super Mario Galaxy Filmi’ Eleştirisi: Hızlı ve Hayal Kırıklığı Yaratan Bir Devam Filmi

2023 yapımı The Super Mario Bros. Movie, video oyunu uyarlamaları için yeni bir dönemi başlatmıştı. Gişede büyük başarı yakalayan ve eleştirmenlerden olumlu notlar alan bu animasyon, hayranları heyecanlandırmıştı. Ancak Super Mario Galaxy filmi, bu parlak başlangıcın ardından derin bir hayal kırıklığı yaratıyor. İlk filmin aksine, bu devam yapımı karmaşık bir video oyunu atıfları cümbüşüyle dolu, merkezsiz ve tutarsız bir macera sunuyor.

Filmin açılışında pembe botlu, sevimli yeşil dinozor Yoshi ile tanışıyoruz. Donald Glover’ın seslendirdiği bu karakter, adeta bir plastik banyo oyuncağını andırıyor. Ardından, ilk filmdeki Lumalee’nin uzaylı kuzenleri olan Luma ordusu beliriyor. Bu parlak yıldızlar sürekli “Mama!” diye bağırıyor. Bahsettikleri anne, Prenses Peach’in (Anya Taylor-Joy) kız kardeşi Prenses Rosalina (Brie Larson). Rosalina’nın nasıl Luma annesi olduğu belirsiz. Kısa süre sonra devasa bir droid tarafından uzaya kaçırılıyor.

Super Mario Galaxy filmi

Beklentilerin Altında Bir Super Mario Galaxy Filmi Macerası

Super Mario Galaxy filmi tamamen uzayda geçiyor. Ancak filmin en büyük sorunlarından biri, izleyiciye doyurucu bir mekan hissi sunamaması. Bir gezegende veya başka bir yerde yeterince uzun süre kalmıyor. Sürekli oradan oraya savrulan bir anlatım hakim. Hikaye, kaotik yapısıyla izleyicinin filme bağlanmasını engelliyor. Bu durum, filmi sadece bir görsel şölen olmaktan öteye taşıyamıyor.

Rosalina’yı kaçıran droid, Bowser Jr. tarafından kontrol ediliyor. Babasının minyatür bir oyuncak versiyonu olan Bowser Jr.’ı Benny Safdie seslendiriyor. Karakter, çocukça bir tiran imajı çiziyor. Elbette baba sorunları var. Ama bu sorunlar çözülecek gibi duruyor. Çünkü ilk filmin sonunda küçük kalan Bowser (Jack Black) hikayeden çıkmıyor. Hatta kahramanlarımızın bir süre arkadaşı bile oluyor. Ayrıca tek bir şarkı bile söylemiyor. İlk filmdeki unutulmaz “Peaches” şarkısının devamı maalesef yok.

Sonrasında Bowser tekrar büyüyor. Oğluyla bir araya geliyor. İkisi evreni birlikte yönetmeye karar veriyor. Ancak iki Bowser bile tek bir Bowser’ın yarattığı etkiyi veremiyor. Bu durum, filmin karakter gelişimindeki zayıflığı gösteriyor. Hikaye, karmaşık bir yapboz gibi parçalı kalıyor. İzleyici, karakterlerin motivasyonlarını anlamakta zorlanıyor.

Karakter Kalabalığı ve Odak Eksikliği

Filmde asık suratlı Toad (Keegan-Michael Key) ve Mantar Krallığı sakinleri de var. Ayrıca Bal Kraliçesi (Issa Rae), Wart (Luis Guzmán), dev bir arı, Rob the Robot ve bir T. rex görüyoruz. Hatta galaksiden gelen havalı pilot Fox McCloud (Glen Powell) da bu kaosa katılıyor. Mario (Chris Pratt) ve Luigi (Charlie Day) ise filmin içinde varlar. Ancak genellikle akla sonradan gelmiş gibi duruyorlar. Onlar kendi galaksi görevlerinde, Bowser’ları durdurmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda Prenses Peach’in kaçırılan kız kardeşini kurtarmaya uğraşıyorlar.

Mario ve Peach arasında bir yakınlaşma var. Ancak bu da hikayenin bir parçası olmaktan ziyade, yan bir detay olarak kalıyor. İlk Super Mario Bros. filmi karakterlerine odaklanmıştı. Bu filmde ise hiçbir karakter merkeze oturamıyor. Çünkü The Super Mario Galaxy Movie’nin bir merkezi yok. Bu durum, filmi sadece bir video oyunu referansları geçidine dönüştürüyor. Hikaye derinliği ise kayboluyor.

Super Mario Galaxy filmi

Video Oyunu Atıfları ve Hayal Kırıklığı

Film, izleyicinin üzerine sürekli yeni şeyler fırlatıyor. Video oyunu Paskalya yumurtalarının adeta bir ziyafeti yaşanıyor. Bu durum, genç oyunculara hitap etmek için tasarlanmış. Ancak bir Super Mario Bros. oyunu oynamanın deneyimini maalesef yansıtmıyor. İlk film, bunu harika bir şekilde başarmıştı. Aynı zamanda hem çocukları hem de yetişkinleri eğlendiren muhteşem bir dönüştürücü hikaye sunuyordu. Yıllardır yapılmış en iyi animasyon filmlerinden biriydi.

The Super Mario Galaxy Movie ise en kötü filmlerden biri. Yönetmenler Aaron Horvath ve Michael Jelenic ile senarist Matthew Fogel aynı. Ancak sanki yetenekli sanatçılar ele geçirilmiş gibi. Bu filmde Nintendo yöneticileri kontrolü ele almış gibi bir his oluşuyor. Koşma, zıplama, kovalama, düşme, savaşma sahneleri bolca var. Ancak hiçbir şey sürdürülebilir değil. Film, çılgın bir karmaşa, aceleyle yapılmış bir ürün bağlantısı gibi duruyor. Paskalya yumurtalarını dışarıdan giyen nadir animasyon filmlerinden biri.

Bowser’ın Zayıf Etkisi ve Gelecek Kaygısı

İlk filmde Bowser, Jack Black’in canlandırdığı alaycı bir süper kötüydü. Aynı zamanda yozlaşmış bir romantikti. Filmin tüm olay örgüsü Prenses Peach’e olan aşkından dönüyordu. Black’in vokal performansı unutulmazdı. Yapımcıların ilk filmi tekrarlamak istemediklerini anlıyoruz. Ancak daha büyük düşünmeleri gerekiyordu. Black’in tek bir şarkı bile söylememesi hayranları üzecek. İki Bowser, filmin görsel şölen makinesindeki sıradan iki dişli gibi kalıyor.

The Super Mario Galaxy Movie, o kadar kişisel olmayan bir şekilde hareketli ki. Filmin tamamına Ritalin verilmesi gerekiyor gibi hissettiriyor. Ticari bir girişim olarak bu “daha fazla, daha fazla” felsefesindeki Paskalya yumurtası avı, beklendiği gibi gişe yapabilir. Film, hikayesini yüzeysel bir macera olarak görüyor. Çünkü tamamen oyuncular için o küçük tanıma anlarına odaklanıyor. Bu ise büyük bir düşüş anlamına geliyor. Onlarca yıllık kötü video oyunu filmlerinin ardından, Super Mario Bros. ve Minecraft filmleri, büyük ekran uyarlamalarının harika olabileceğini kanıtlamıştı. Umalım ki The Super Mario Galaxy Movie, video oyunu filmlerinin kaotik ve aşırı uyarıcı günlerine geri dönüşün habercisi olmasın.

Daha fazla Sinema haberi için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Kim Biliyo
Kim Biliyo
Meraklı Kim Biliyo

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!