Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerde dönüm noktası yaşanıyor. Brüksel, SEPA Türkiye üyeliği teklifiyle finansal sınırları fiilen kaldıracak stratejik bir adım attı. Bu hamle, uluslararası para transferlerinde yeni bir dönemi başlatıyor.
AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, teklifi doğruladı. Avrupa Tek Ödeme Alanı (SEPA) sistemine katılım masada. Kabul edilirse, yurt dışı para transferlerindeki yüksek komisyonlar son bulacak. Uzun bekleme süreleri de tarihe karışacak.
Bu önemli adımın temelleri şubat ayında atıldı. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Ankara’yı ziyaret etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesinde bu entegrasyon teklifini sundu.
SEPA ile Türkiye’ye Finansal Özgürlük
SEPA, şu an 41 ülkeyi kapsayan devasa bir finansal ağ. Bu sistem, Euro cinsi ödemeleri yurt içi banka transferi kadar hızlı, ucuz ve güvenli hale getiriyor. SWIFT üzerinden günlerce süren transferler, SEPA ile saniyeler içinde tamamlanıyor. Üstelik çoğu zaman ek ücret ödenmiyor.

Sistemin avantajları daha önce kanıtlandı. Geçtiğimiz yıl SEPA’ya katılan Arnavutluk, Moldova, Karadağ ve Kuzey Makedonya dikkat çekiyor. Bu ülkeler, yıllık ortalama 500 milyon Euro tasarruf sağlıyor. Türkiye gibi büyük bir ekonomi için bu tasarruf milyarlarca Euro’yu aşabilir.
Gurbetçiler ve İşletmeler İçin Büyük Kolaylık
Milyonlarca Türk vatandaşı, Almanya, Hollanda, Fransa ve Belçika gibi ülkelerde yaşıyor. Onlar için SEPA üyeliği hayati bir kolaylık demek. Yurt dışından Türkiye’deki ailelerine para göndermek artık çok daha kolay. Yatırımcılar da kesintisiz transfer yapacak.

Avrupa’ya ihracat yapan KOBİ’ler ve büyük şirketler de kazanacak. Tahsilatlarını anında ve masrafsız gerçekleştirecekler. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artıracak önemli bir kaldıraç olacak.
