Ana SayfaTeknolojiEmil Michael: Uber Ayrılığı ve Pentagon'daki Yapay Zeka Savaşı

Emil Michael: Uber Ayrılığı ve Pentagon’daki Yapay Zeka Savaşı

Emil Michael: Uber Ayrılığı ve Pentagon’daki Yapay Zeka Savaşı

Eski Uber yöneticisi Emil Michael, şimdi Pentagon’da üst düzey bir yetkili olarak görev yapıyor. Ancak kariyerindeki bu önemli değişime rağmen, geçmişindeki bazı defterleri henüz kapatmadığı görülüyor. Michael, kendisini ve Travis Kalanick’i Uber’den uzaklaştıran Uber yatırımcıları grubunu asla affetmeyeceğini açıkça ifade etti. Bu sözler, özellikle şirketin otonom sürüş vizyonuyla ilgili süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Son dönemde yayınlanan bir podcast röportajı, Michael’ın düşüncelerine dair kapsamlı bir bakış sunuyor. Bu röportaj, onun sadece geçmiş hesaplaşmalarını değil, aynı zamanda Savunma Bakanlığı ile yapay zeka şirketi Anthropic arasındaki güncel anlaşmazlığa yönelik duruşunu da ortaya koydu. Michael, hem kişisel hem de kurumsal geçmişinden gelen birikimiyle, teknoloji dünyasının karmaşık dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Joubin Mirzadegan’ın gerçekleştirdiği röportajda, Michael’a Uber’den ayrılış şekli doğrudan soruldu. Kalanick ile birlikte mi şirketten gönderildiği yönündeki soruya, “Fiilen öyle” şeklinde tek kelimeyle yanıt verdi. Bu kısa cevap, Michael’ın içinde biriktirdiği derin kırgınlığı ve pişmanlığı gözler önüne seriyordu.

Emil Michael’ın Uber’dan Ayrılışı ve Pişmanlığı

Emil Michael, Travis Kalanick’ten sekiz gün önce istifa etmişti. Bu ayrılık, şirketteki cinsel taciz ve cinsiyet ayrımcılığı iddiaları sonrası başlatılan bir iş yeri soruşturmasının sonucuydu. Adı doğrudan bu iddialarda geçmese de, eski ABD Başsavcısı Eric Holder liderliğindeki soruşturma, Michael’ın görevden alınması gerektiği sonucuna varmıştı. Kalanick de kısa süre sonra, New York Times’ın “hissedar isyanı” olarak tanımladığı süreçte, aralarında Benchmark’ın da bulunduğu önde gelen Uber yatırımcıları tarafından görevinden uzaklaştırıldı.

Mirzadegan, Michael’a bu olay nedeniyle hala kırgın olup olmadığını sorduğunda, Michael hiç tereddüt etmedi. “Bunu asla unutmayacağım ve affetmeyeceğim” dedi. Bu sözler, Uber’ın erken dönemlerindeki güçlü lider kadrosunun yaşadığı dramı bir kez daha gündeme taşıdı. Michael ve Kalanick, sadece itibarlarına verilen zarardan değil, aynı zamanda Uber’ın geleceği olarak gördükleri otonom sürüş teknolojisi vizyonunun yatırımcılar tarafından öldürüldüğüne inanıyorlardı. Bu inanç, onların halen dile getirdiği en büyük hayal kırıklıklarından biri olmaya devam ediyor.

Otonom Sürüşün Geciken Hayalleri

Michael, röportajda, yatırımcıların kararının uzun vadeli bir vizyon oluşturmak yerine, kısa vadeli getirileri koruma arzusundan kaynaklandığını savundu. “Trilyon dolarlık bir şirket yaratmak yerine, mevcut kazançlarını korumak istediler” ifadelerini kullandı. Bu görüş, o dönemdeki teknoloji yatırımlarının kısa vadeli beklentilerle nasıl şekillendiğini de gözler önüne seriyordu.

Travis Kalanick de bu konuda benzer şekilde sert eleştirilerde bulunmuştu. Geçen yıl Los Angeles’taki Abundance Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Uber’ın otonom sürüş programının, iptal edildiği zaman Waymo’dan sonra ikinci sırada olduğunu belirtmişti. “Keşke şimdi otonom bir araç paylaşım ürünümüz olsaydı, harika olurdu diyebilirsiniz” sözleriyle pişmanlığını dile getirdi. Uber, sürücüsüz araç birimini 2020 yılında, Michael ve Kalanick’in ayrılmasından üç yıl sonra, Aurora’ya satmıştı. Bu satış, piyasada “yangın satışı” olarak algılandı.

O dönemde otonom sürüş teknolojisi yüksek maliyetliydi ve geliştirilmesi uzun vadeli görünüyordu. Ancak bugün, Waymo’nun robotaksileri ABD’nin on şehrinde faaliyet gösteriyor ve yeni pazarlara açılıyor. Uber’ın bu yolda kalıcı olup olamayacağı açık bir soru işareti olarak kalsa da, bu durumun her iki eski yöneticiyi de derinden etkilediği aşikar. Travis Kalanick, Uber sonrası da inşa etmeye devam etti. Bu ay, Uber’dan ayrılmasından yaklaşık sekiz yıl sonra gizlice geliştirdiği robotik şirketi Atoms’u tanıttı. Ayrıca eski Uber meslektaşı Anthony Levandowski tarafından kurulan, endüstriyel ve madencilik alanlarına odaklanmış otonom araç girişimi Pronto’nun en büyük yatırımcısı olduğunu ve şirketi tamamen satın almak üzere olduğunu açıkladı.

Savunma Bakanlığı ve Yapay Zeka Gerilimi

Emil Michael bu sırada yeni bir mücadele alanında yer alıyor. Savunma Bakanlığı ile Anthropic arasındaki kamuoyu önündeki müzakereler çökmeden hemen önce kaydedilen röportaj, Michael’ın bu anlaşmazlığa dair detaylı açıklamalarını içeriyor. Michael, Anthropic’i bakanlık için onaylanmış birkaç büyük dil modeli tedarikçisinden biri olarak tanımladı. Onay süreci Palantir ile olan ortaklıkları sayesinde hızlanmıştı. Michael’ın bakış açısına göre, Savunma Bakanlığı rastgele bir ortamda faaliyet göstermiyor.

Bakanlık, o kadar yoğun bir yasa, düzenleme ve iç politika ağı altında çalışıyor ki, “neredeyse boğuluyoruz” ifadelerini kullandı. Michael, Anthropic’in ise tüm bunların üzerine kendi politika katmanını eklemek istediğini savundu. “Hiçbir şirketin kendi politika tercihlerini yasaların ve benim iç politikalarımın üzerine dayatmasına izin veremem” dedi. Bu durumu Microsoft Office Suite analojisiyle açıkladı: “Microsoft Office Suite’i satın aldığınızda, size bir Word belgesinde ne yazacağınızı veya hangi e-postayı göndereceğinizi söylemezler.”

Michael daha da ileri giderek, Anthropic’in bir ay önce yayınladığı bir bulguya atıfta bulundu. Çinli teknoloji şirketlerinin, Anthropic’in modellerini “damıtma” adı verilen bir teknikle tekrar tekrar hedef aldığını belirtti. Bu teknik, modelin davranışını tersine mühendislikle kopyalayarak yeteneklerini çoğaltmak anlamına geliyor. Çin’in sivil-askeri füzyon yasaları aracılığıyla, Halk Kurtuluş Ordusu’nun Anthropic’in tam, kısıtlamasız modeline işlevsel olarak eşdeğer bir şeye erişebileceğini söyledi. Bu durum, yapay zeka güvenliği açısından kritik endişeler barındırıyor. Bu tür senaryolar, ulusal güvenlik alanında yeni tartışmaları beraberinde getirmektedir. Yapay zeka etiği ve ulusal güvenlik politikaları hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu makaleyi inceleyebilirsiniz.

Michael, Savunma Bakanlığı’nın Anthropic’in yönergeleriyle kısıtlı bir sürümle çalışırken, bir düşmanın tam kapasiteli Anthropic modeline erişmesinin “Orwellvari” bir durum olacağını vurguladı. “Eğer Amerikan şampiyonuysanız – ki ben öyle olduklarına inanıyorum, ülkenin en önemli şirketlerinden biriler – Savaş Bakanlığınızın elindeki en iyi araçlarla başarılı olmasına yardım etmek istemez misiniz?” diye ekledi.

Hukuki Süreç ve İddialar

Sektör gözlemcilerinin bildiği üzere, Anthropic anlaşmazlığı müzakere masasından mahkeme salonuna taşındı. Savunma Bakanı Pete Hegseth, Şubat ayının sonlarında Anthropic’i bir “tedarik zinciri riski” olarak değerlendirdi. Hükümet, geçtiğimiz hafta Kuzey Kaliforniya Bölge Mahkemesi’ne 40 sayfalık bir dilekçe sundu. Dilekçede, Anthropic’e Savunma Bakanlığı’nın savaş altyapısına erişim sağlamanın tedarik zincirlerine “kabul edilemez risk” getireceği savunuldu. Bu riskin nedeni olarak, şirketin savaş zamanında kendi çıkarlarına uygun olarak teknolojisini devre dışı bırakabilme veya değiştirebilme ihtimali gösterildi. Anthropic ise cuma günü yanıt verdi. Şirket, yeminli beyanlar ve bir dilekçe sunarak hükümetin davasının teknik yanlış anlamalara ve önceki aylarda yapılan müzakerelerde hiç dile getirilmeyen iddialara dayandığını savundu. Anthropic’in kamu sektörü başkanı Thiyagu Ramasamy tarafından sunulan beyanlardan biri, hükümetin Anthropic’in teknolojisini devre dışı bırakarak veya değiştirerek askeri operasyonlara müdahale edebileceği iddiasına doğrudan meydan okudu. Ramasamy, bunun teknik olarak mümkün olmadığını belirtti. San Francisco’da salı günü bir duruşma yapılması planlanıyor. Bu hukuki süreç, yapay zeka teknolojilerinin ulusal güvenlik ve hükümet kullanımı bağlamında ne denli karmaşık ve hassas konuları beraberinde getirdiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Daha fazla güncel Teknoloji haberleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!