Küresel çapta yapay zeka alanında büyük bir rekabet yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin bu yarışta öne çıkıyor. Pekin yönetimi milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Yerli yapay zeka modellerini destekliyor. Teknoloji sektöründeki kontrolünü artırıyor. Ancak Çin’in en yetenekli mühendisleri ABD şirketlerine yöneliyor. Bu ortamda Manus, ülkenin öne çıkan yapay zeka girişimlerinden biriydi. Şirket sessizce Singapur’a taşındı. Ardından Meta’ya 2 milyar dolara satıldı. Bu satış, Çin yapay zeka rekabeti açısından yeni bir tartışma başlattı.
Acaba bu birleşmenin bir bedeli olmayacağını düşünen var mıydı? Sektör gözlemcileri bu konuda haklı çıktı. Manus geçtiğimiz yılın ilkbaharında sahneye çıktı. Yayınladığı tanıtım videosu ile büyük ilgi topladı. Yapay zeka ajanı iş adaylarını tarıyordu. Tatil planları yapıyor, hisse senedi portföylerini analiz ediyordu. Hatta OpenAI’nin Deep Research’ini geride bıraktığını iddia etti. Bu iddia oldukça cesurdu.
Haftalar içinde Benchmark firması devreye girdi. Ünlü Silikon Vadisi yatırım firmasıydı. 500 milyon dolar değerleme üzerinden 75 milyon dolarlık bir finansman turuna liderlik etti. Bu şaşırtıcı bir gelişmeydi. Senatör John Cornyn o dönemde şaşkınlığını dile getirdi. Bir tweet atarak görüşlerini paylaştı. “Amerikalı yatırımcıların, en büyük rakibimizi yapay zeka alanında sübvanse etmesi iyi bir fikir mi?” diye sordu. “Çin Komünist Partisi bu teknolojiyi bizi ekonomik ve askeri olarak zorlamak için kullanacak” dedi. “Ben öyle düşünmüyorum” diyerek tepkisini netleştirdi.
Aralık ayına gelindiğinde Manus milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Yıllık yinelenen gelirleri 100 milyon doları aştı. İşte o zaman Meta’dan bir teklif geldi. Mark Zuckerberg şirketin geleceğini yapay zekaya bağlamıştı. Manus’u 2 milyar dolara satın aldı. Bu da piyasa için oldukça şaşırtıcı bir gelişmeydi.
Çin Yapay Zeka Rekabetinde Bir Dönüm Noktası
Manus sadece Amerikalı bir alıcıya satılmadı. Şirket, geçen yılın büyük bir bölümünü Çin’in yörüngesinden çıkmaya çalışarak geçirdi. Genel merkezini ve çekirdek ekibini Pekin’den Singapur’a taşıdı. Sahiplik yapısını tamamen yeniden düzenledi. Meta anlaşması açıklandığında Meta bir taahhütte bulundu. Manus’un tüm Çinli yatırımcılarıyla bağlarını koparacaktı. Çin’deki operasyonlarını tamamen kapatacağını açıkladı. Her açıdan Manus, kendini bir Singapur şirketi yapmaya çalışıyordu.
Ancak bu gelişmeler Washington’da dikkat çekti. Pekin’de ise büyük bir infiale neden olduğu tahmin edilebilir. Çin tüm bu duruma bir isim vermişti: “Genç Mahsulleri Satmak”. Bu ifade, yurt dışına taşınan yerli yapay zeka şirketlerini tanımlıyor. Bu şirketler henüz olgunlaşmadan yabancı alıcılara satılıyor. Fikri mülkiyetlerini ve yeteneklerini de beraberinde götürüyorlar. Çin bu durumu kesinlikle istemiyor. Yıllardır hiçbir şirketin ulaşamayacağı bir kontrol alanı oluşturmaya çalışıyor.
Hepimiz hatırlıyoruz, Jack Ma’nın 2020’deki konuşmasını. Çinli düzenleyicileri hafifçe eleştirmişti. Ardından aylarca ortadan kayboldu. Ant Group’un halka arzı bir gecede iptal edildi. Alibaba’ya 2,8 milyar dolarlık devasa bir ceza kesildi. Çin sonraki iki yıl boyunca adım adım ilerledi. Kendi gelişen teknoloji sektörünü adeta yok etti. Yüz milyarlarca dolarlık piyasa değeri buharlaştı. Çinli liderler pek çok şeye sahiptir. Ama ince eleyip sık dokumak bunlardan biri değildir. Onların yöntemleri genellikle nettir.
Bu nedenle salı günü Financial Times’ın haberi çok da şaşırtıcı olmadı. Manus’un kurucuları Xiao Hong ve Ji Yichao, bu ay bir toplantıya çağrıldılar. Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile görüştüler. Toplantıda bir süre ülkeyi terk edemeyecekleri kendilerine bildirildi. Henüz resmi bir suçlama yapılmadı. Sadece Meta anlaşmasının Pekin’in yabancı yatırım kurallarını ihlal edip etmediği araştırılıyor. Manus şirketinden birilerinin bir noktada kurtulduklarını düşündüğü açıktı. Belki de hala kurtulacaklar.
Ancak yapay zeka yarışının yüksek riskleri düşünüldüğünde bu hep büyük bir kumar oldu. Küresel teknoloji rekabeti her geçen gün daha da kızışıyor. Şimdi Pekin cevaplar istiyor. Görünüşe göre Manus’un kurucuları cevaplar verilene kadar hiçbir yere gidemeyecekler. Bu durum, Çin’in ulusal çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.
Daha fazla güncel Yapay Zeka haberleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
