Netflix’in popüler yapımı ‘Beef’in merakla beklenen 2. sezon eleştirisi, dizinin beklentilerin altında kaldığını gösteriyor. İlk sezonun ardından gelen bu devam filmi, aşırı kalabalık hikaye yapısıyla dikkat çekiyor. Ne yazık ki, odaklanma sorunları da beraberinde geliyor. Bu durum, eleştirmenler arasında hayal kırıklığı yaratmış durumda. Sevilen antoloji dizisi, serinin ruhunu bulmakta zorlanıyor. Bu sezon, özgün yapımın güçlü yönlerinden uzaklaşıyor.
Antoloji Dizilerinin Zorlu Yolu
Ryan Murphy’nin ‘American Horror Story’ ile ana akıma taşıdığı antoloji dizileri, benzer bir varoluşsal soruyla karşılaşıyor. Bir dizi, değişmeyen karakterler veya mekanlarla tanımlanmıyorsa, onu ne belirliyor? HBO’nun ‘The White Lotus’u, zenginlerin sorunlarından kaçmaya çalışmasını konu alıyor. FX’in ‘Fargo’su ise ahlaki yozlaşma ve geleneksel dürüstlük çatışmasını ele alıyor. Bu tür yapımlar, her sezon yeni bir kimlik arayışına giriyor. Başarı, bu kimliği net bir şekilde belirlemekten geçiyor. Antoloji dizisi formatı, yaratıcılara geniş bir özgürlük sunar. Ancak aynı zamanda, her yeni hikayenin özgün ve tutarlı olması beklenir.
Netflix’in 2023 yılında büyük beğeni toplayan ‘Beef’ dizisi, Ali Wong ve Steven Yeun’un öfkeli düşmanları canlandırdığı bir yapımdı. Dizinin özü, adında gizli olan acımasız bir rekabetti. Wong ve Yeun’un güçlü uyumu, ilk sezonu ayakta tuttu. Hikayenin temel dinamiği, kişisel anlaşmazlıklar üzerine kuruluydu. Bu, dizinin kimliğini açıkça ortaya koyuyordu. Gerçek hayattan uyarlamalar gibi sınırlamalar olmadan, ‘Beef’ kendi yolunu çizebiliyordu. Böylece, yaratıcısı Lee Sung Jin için geniş bir alan açıldı.
Genişleyen Kadro ve Kaybolan Odak
Üç yıl sonra, ‘Beef’in 2. sezonu kendini yeniden tanıtıyor gibi görünüyor. İlk sezonun başarısı, ölçeği büyütme isteğini beraberinde getirdi. Artık iki bireyin hikayesi yerine, iki çiftin yolu kesişiyor. Oscar Isaac ve Carey Mulligan’ın canlandırdığı Josh ve Lindsay, yaşlanan hipster çifti olarak karşımıza çıkıyor. Onlar müzik ve iç mimarlık kariyerlerini bırakıp bir plaj kulübü işletiyorlar. Diğer yandan, Charles Melton ve Cailee Spaeny’nin oynadığı Austin ve Ashley var. Bu genç çift, kulübün alt düzey çalışanları. Josh ve Lindsay’i kavga ederken videoya alıp şantajla terfi etmeye çalışıyorlar. Nesiller arası farklılıklar, hikayeye çekici bir boyut katıyor. Oyuncu kadrosu da bu metaforu güçlendiriyor. Isaac ve Mulligan deneyimli isimlerken, Melton ve Spaeny yeni nesil yetenekler olarak öne çıkıyor. Hepsi, dizinin yürütücü yapımcıları arasında yer alıyor.
Ancak sekiz bölüm boyunca ‘Beef’, odak noktasını kaybediyor. Genişleyen bu önerme, kalabalık bir yapıya dönüşüyor. Sezon sonuna gelindiğinde, dizi ana karakterler arasındaki çekişmeden uzaklaşıyor. Bu durum, dizinin temel sorunsalından sapmasına neden oluyor. Daha büyük isimler çekmek ve farklı mekanlarda çekim yapmak, Lee’nin ilgisini cezbetmiş olabilir. Ancak ‘Beef’in bir franchise’a dönüşmesi gerçekten gerekli miydi sorusu akıllara geliyor. Hikaye, özünden uzaklaşıyor.

Üçüncü Çift ve Karmaşık Bir Hikaye
Karakter sayısını ikiye katlamak bile başlı başına zor bir görevdi. Ancak 2. sezon, aslında iki değil, üç çiftin hikayesi olduğunu ortaya koyuyor. Kulüp, Güney Koreli milyarder Başkan Park (Youn Yuh-Jung) tarafından satın alındı. Park, el titremeleriyle mücadele eden genç eşi Dr. Kim (Song Kang-ho) ile daha çok ilgileniyor. Dr. Kim’in rolü, neredeyse bir kamera arkası görünümünden ibaret. Bu yeni patronların üst sınıf sorunları, Josh-Lindsay-Ashley-Austin dörtlemesinin hep ikinci planda kalıyor. Hikayeye sonradan eklenmiş gibi duruyor. Tüm ekibin Seul’e gitmesi bile bu hissi değiştirmiyor. Yan hikayeler, ana çatışmadan dikkat dağıtıyor. Sezon, bir karakter incelemesinden çok, bir kurumsal casusluk gerilimine dönüşüyor. Böylece, hiçbir yarım tam olarak işlenmiyor.
Karakter Derinliği ve Toplumsal Yansımalar
Bu eksikliklere rağmen, takip etmeye değer bazı derinlikli anlar bulunuyor. Lee, itici ve acınası arasında gidip gelen karakterler yaratma konusunda yetenekli. Karakterlerin kendi kendilerine verdikleri acıları izlemek, izleyicide bir empati uyandırıyor. Josh ve Lindsay’in kaygısız gençliği, savrulan paralar ve yitirilen potansiyel yüzünden kırgınlıklara dönüşüyor. Cinsellikten uzak ilişkilerini, Burberry adını verdikleri dachshund’ları bir arada tutuyor. Bu, oldukça iyi bir espri. Austin ve Ashley ise sadece 18 aylık birlikteliklerinin başında nişanlılar. Ancak ilişkilerinde şimdiden çatlaklar beliriyor. Eski bir üniversite futbolcusu olan Austin, kişisel antrenör olarak yeniden var olmaya çalışıyor. Ashley ise terk edilme sorunlarına çare olarak annelik umuduna sarılıyor. Josh’a şantajı, yumurtalık kisti ameliyatı için sağlık sigortası ihtiyacından kaynaklanıyor. Her ikisi de birbirlerine aşık olmaktan çok, ilk aşklarını kaybetme korkusu yaşıyorlar.
İlk sezon, Asyalı-Amerikalı Los Angeles’ın sosyolojik bir kesitiydi. 2. sezon ise Güney Kaliforniya’nın başka bir köşesine odaklanıyor. Josh ve Lindsay, Ojai’de yaşıyor. Bu kasaba, hippi bir dağ kasabasından zenginlerin yerleşim yerine dönüştü. Austin ve Ashley ise daha çok işçi sınıfının yaşadığı Oxnard’da ikamet ediyor. Hiçbiri, Santa Barbara yakınlarındaki işlerine yakın yaşamayı karşılayamıyor. Bu durum, hizmet sektöründe çalışanların karşılaştığı yaygın bir sorunu yansıtıyor. Bölge, zengin baby boomer’lar için bir emeklilik topluluğuna dönüşüyor.

Beef 2. Sezon Eleştirisi: Genişleme Başarı Getirmedi
Ancak dizi, bu dinamikleri derinlemesine incelemek yerine farklı yollar seçiyor. Sezon, kulübün müşterilerini tek bir VIP olan Troy (William Fichtner) ve eşi Ava (Mikaela Hoover) üzerinden temsil ediyor. ‘Beef’in hicivsel öfkesi, daha çok alt kademelerdekilere yöneliyor. Josh’ın yağcı dalkavukluğu, Lindsay’in kibirli soğukluğu buna örnek. Lindsay, Park’ın estetiğini ‘kolonyal’ bulmasını bir iltifat olarak görüyor. En rahatsız edici yanı ise Austin ve Ashley’nin saflığı. Austin, bir faturadaki ‘misc.’ kelimesini ‘mist’ ile karıştırıyor. Ashley, 1’den 10’a kadar olan ağrı ölçeğini ‘Letterboxd gibi’ yorumluyor. Bu gençlere yönelik küçümseme, zaman zaman acımasız bir hal alıyor. Ashley’nin yeni işinde ‘dokuz koca saat’ çalıştığından şikayet etmesi, klişe bir ‘şimdiki gençler’ stereotipini yansıtıyor. Yine de, oyuncuların performansları şaşırtıcı derecede üstün. Genç Mazino gibi büyük keşifler olmasa da, profesyonel oyuncular başarılarını bir kez daha kanıtlıyorlar. Melton, ‘May December’daki rolünün ardından, toksik bir ilişkideki genç bir adamı yine mükemmel canlandırıyor. Duyguları kendine kapalı olsa da izleyici için çok açık.
Genişleyen bu ‘Beef’ versiyonu, o kadar çok ağırlık merkezine sahip ki, tüm proje savrulmaya başlıyor. Sezonun ortasında Ashley, Josh’ı ‘devireceğine’ yemin ediyor. Bu cümle, olay örgüsünün yerine oturacağı hissini veriyor. Ancak bu vaadin çoğu gerçekleşmiyor. ‘Beef’, evliliklerin iç dinamikleriyle ilgilenmek zorunda kalıyor. Ayrıca başlangıçta ikincil olan Park ve Kim’in plastik cerrahi kliniği hikayesi giderek baskın hale geliyor. Finaldeki ameliyathane sahnesi sürükleyici ve Jake Schreier tarafından ustaca yönetilmiş. Ancak sahne, önceki olay örgüsünden kopuk hissettiriyor. Dr. Kim ve fiziksel gerilemesi, ikinci bölümün sonunda aniden tanıtılıyor. Austin’in yarı Koreli mirasını Park’ın asistanı Eunice (Seoyeon Jang) ile flört ederek keşfetme çabası da konuya düzgün bir şekilde dahil edilemiyor.
Gereksiz Bir Devam Mı?
Josh, Ashley ve partnerleri arasındaki düşmanlık arka plana atıldığında, Lee’nin bu karşılaştırma ile ne anlatmak istediğini anlamak zorlaşıyor. Tüm çiftler, finansal baskı altında zamanla mı çatırdayacak? Orta yaşlılar, gençlerin masumiyetini mi kıskanıyor ve sabote etmek istiyor? Yoksa ilk sezonun başarısı, Lee’nin mevcut ilgi alanları ‘Beef’ çerçevesiyle ne kadar örtüşmese de bir devam filmi gerektirdi mi? ‘Beef’in ilk sezonu, kendi başarısıyla parlayan özgün bir fikirdi. Belki de tekrarlanmaya değer olan sihir buydu. Tüm bu sorunlara rağmen, eleştirmenler dizinin oyuncu kadrosunun performansını takdir ediyor. Ancak bu, genel hikaye zaaflarını telafi etmeye yetmiyor. ‘Beef’in 2. sezonu, izleyicide soru işaretleri bırakıyor. Başlangıçtaki heyecan ve beklenti, yerini hayal kırıklığına bırakıyor. Dizi, özgünlüğünü kaybediyor. Yeni sezonun gerekliliği sorgulanıyor.
Daha fazla güncel Teknoloji haberleri için sitemizi takip edebilirsiniz.

