Stripe ve Airwallex Arasındaki 1,2 Milyar Dolarlık Çekişme Derinleşiyor
Finansal teknoloji sektörünün iki devi, Stripe Airwallex rekabeti ile küresel ödeme altyapısında kıyasıya bir mücadeleye girişti. Bir zamanlar satın alma görüşmeleri yürüten bu iki şirket, artık birbirlerinin pazar paylarını ele geçirmek için stratejik adımlar atıyor. Airwallex CEO’su Jack Zhang’ın 2018’de Stripe’tan gelen 1,2 milyar dolarlık dev teklifi reddetmesi, bugün yaşanan rekabetin temelini oluşturuyor. Zhang’ın o günkü kararı, şirketin bugünkü şaşırtıcı büyümesini beraberinde getirdi.
Airwallex’in kurucusu Jack Zhang, Silikon Vadisi’nin güçlü yatırımcılarından Michael Moritz ile görüşmüştü. Moritz, Zhang’ı evine davet ederek Stripe’ın Airwallex’i satın alma teklifini sundu. O dönemde, 34 yaşındaki Zhang’ın şirketi yalnızca 2 milyon dolar yıllık gelire sahipti. Teklif edilen 1,2 milyar dolarlık değerleme, gelirin yaklaşık 600 katına denk geliyordu. Patrick Collison’ın (Stripe CEO’su) olağanüstü bir kurucu olduğunu belirten Moritz, bu anlaşmanın sıra dışı bir bileşke yaratacağını savundu. Zhang, iki hafta boyunca bu teklifi düşündü.
Başlangıçta evet dese de, Zhang kısa süre sonra kararından döndü. “Airwallex’i kurmak için beni motive eden şeyleri derinlemesine düşündüm” dedi. Şirketi üç buçuk yıldır yönetiyordu ve girişimcilik tadını yeni almıştı. 2018’de işleri 100 kat büyümüştü. Üç kurucu ortağından ikisi de satışa karşı oy kullanmıştı. Ancak Zhang için en belirgin işaret, ofisindeki beyaz tahtaya bakmaktı. Orada yazılı olan vizyon hâlâ tamamlanmamıştı: Her işletmenin dünyanın herhangi bir yerinde yerel bir şirket gibi faaliyet gösterebilmesi için finansal altyapı kurmak.
Airwallex’in Çetin Yolu ve Yükselişi
Jack Zhang’ın kararı, zamanla ne kadar isabetli olduğunu gösterdi. Airwallex şu anda 1,3 milyar dolardan fazla yıllık gelire sahip. Yıllık büyüme oranı %85 seviyesinde. Yaklaşık 300 milyar dolarlık yıllık işlem hacmi yönetiyor. Bu başarı kolay elde edilmedi; Zhang’a göre zorlu yolculuğun kendisi bir amaçtı.
Zhang’ın hayat hikayesi, bu kararlılığın temelini oluşturuyor. Çin’in Qingdao kentinde doğan Zhang, 15 yaşında ailesiz olarak Melbourne’a taşındı. İngilizce’yi zar zor konuşuyordu. Ailesinin finansal durumu kötüleşince, üniversite eğitimini sürdürmek için dört işte birden çalıştı. Barmenlik, bulaşıkçılık, benzin istasyonunda gece vardiyası ve çiftlikte limon toplama gibi zorlu işlerde çalıştı. Bu deneyimler, onun karakterini şekillendirdi.
Airwallex’ten önce yaklaşık on farklı iş kurdu. 14 yaşında bir dergi çıkardı. Emlak geliştirme şirketleri, ithalat-ihracat operasyonları ve hatta bir burger zinciri işletti.
Airwallex fikri, Melbourne’da bir kafe işletirken ortaya çıktı. Ortak kurucusu Max Li, Brezilya, Endonezya ve Guatemala’daki kahve tedarikçilerine ödeme yapmaya çalışıyordu. Ancak ödemeler, ABD’deki aracı bankalar tarafından uygulanan OFAC yaptırımları nedeniyle takılı kalıyordu. Bu durum, Zhang’ı “muhabir bankacılığının ve SWIFT’in nasıl çalıştığını incelemeye” itti. Böylece kendi küresel para transfer ağlarını kurma vizyonu doğdu. Daha fazla bilgi için muhabir bankacılık nedir makalesini inceleyebilirsiniz.
Lisans Gücü: Airwallex’in Stratejik Avantajı
Airwallex, bugün 50’den fazla pazarda yaklaşık 90 finansal lisansa sahip. Zhang, Stripe’ın bu sayının yarısı kadar lisansı olduğunu tahmin ediyor. Bu lisansları almak son derece zaman alıcı bir süreçti. Yalnızca Japonya’daki süreç yedi yıl sürdü. Bazı gelişmekte olan pazarlarda, şirket merkezi bankaların artık vermediği “kabuk şirket” lisanslarını satın almak zorunda kaldı. Ardından bu lisansların altındaki teknolojik altyapıyı tamamen yeniden inşa etti.
Zhang, “Meksika merkez bankasıyla bir entegrasyonu keyfi olarak kuramazsınız” dedi. “Güvenli bir odamız olması gerekiyor. Merkez bankası entegrasyonuna erişmek için biyometrik taramadan geçmelisiniz.”
Bu lisanslara sahip olmanın amacı sadece yasal uyumluluk değil, aynı zamanda stratejik bir avantaj sağlamak. Örneğin Japonya’da Stripe ve Square ödeme işlemleri yapabiliyor. Ancak fonları anında tüccarın banka hesabına aktarmak zorundalar. Airwallex, para transfer operatörü lisansı sayesinde bu fonları kendi ekosisteminde tutabiliyor. Bu, bir müşterinin banka hesapları açabileceği, kartlar çıkarabileceği ve platformdan ayrılmadan harcama yapabileceği anlamına geliyor.
Döviz kuru ekonomisi bile önemli bir fark yaratıyor. Örneğin, Avustralya doları cinsinden işlem yapan bir ABD’li tüccar, Stripe gibi işlemcilerin tipik olarak uyguladığı %2 ila %3’lük döviz çevrim ücretinden kaçınıyor. Bu yerel bakiyeleri yerel satıcılara ödeme yapmak, maaş bordrosunu yönetmek ve dijital pazarlama giderlerini karşılamak için kullanabiliyor. Tüm bunları bankalararası oranlarla gerçekleştiriyor.
Zhang, “Artık bir ABD şirketi gibi faaliyet göstermiyorsunuz” diyor. “Dünyanın dört bir yanında fiziksel olarak şube açmanıza gerek kalmadan, küresel varlıklara sahip bir şirket gibi iş yapıyorsunuz.”
Küresel Piyasada Artan Çekişme
Airwallex’in yavaş ve istikrarlı büyümesi bilinçli bir stratejiydi. Zhang buna “maksimum direnç yolu” adını veriyor. Her lisans, her banka entegrasyonu, Airwallex’in titizlikle kurduğu her yerel ödeme altyapısı, rekabet etmeyi zorlaştıran bir katman oluşturdu. Zhang, “Yıllık yinelenen gelirde 100 milyon dolara ulaşmamız altı buçuk yıl sürdü” dedi. “Ancak bundan sonra, bir milyar dolara ulaşmamız sadece üç yıldan biraz fazla sürdü.”
Rekabet mantığı, altyapıya sahip olmakla başkasının altyapısını kullanmak arasındaki temel farka dayanıyor. Uçtan uca ödeme iş akışını kontrol etmezseniz, bir sorun çıktığında müşteriye açıklamak için temel verilere erişemezsiniz. Başkasının yığını üzerinde yeni ürünler geliştiremezsiniz. “Başka bir altyapı üzerine inşa etmek, ölçeklenebilir değildir” diye ekledi.
Airwallex ve Stripe, hayatlarının büyük bir bölümünde farklı coğrafyalarda farklı müşterilere hizmet verdi. Ancak bu durum değişiyor. Stripe uluslararası pazarlara daha derinlemesine girerken, Airwallex de Amerika Birleşik Devletleri’ne ilk ciddi adımlarını atıyor. Bu iki fintek girişimleri arasındaki örtüşme giderek artıyor.
Airwallex’in müşterileri tarihsel olarak Avustralya ve Güneydoğu Asya’daki CFO ofisleri, finans direktörleri ve hazine ekipleriydi. Bu durum, müşteri edinimi genellikle yeni bir şirket için varsayılan bir başlangıç noktası seçen ABD’li geliştiriciler tarafından yönlendirilen Stripe’tan farklı bir satış süreci oluşturuyor. Airwallex müşterilerinin %90’ından fazlası ilk olarak bir ticari hesap ürünü kullanıyor. Ödemeler ve harcama yönetimi daha sonra geliyor. Zhang’a göre, yarısından fazlası birden fazla ürün kullanıyor.
Değerleme Farkı ve Gelecek Vizyonu
Zhang, küresel ödeme altyapısındaki bu mücadelenin zorluklarını küçümsemiyor. En büyük zorluklardan biri, Stripe’ın Silikon Vadisi’nin gözbebeği olması. Şirketin özel hisseleri teknoloji sektöründe birçok milyoner yarattı. Bir diğer zorluk ise marka bilinirliği farkı. Airwallex’in mühendislerin ve geliştiricilerin zihninde yer etmesi gerekiyor. Böylece kurucular içgüdüsel olarak ona yönelsin. “Markamız henüz o seviyede değil” dedi. “Bu, kazanması daha zor bir rekabet.”
Bu rekabet, birçok farklı açıdan yakından izleniyor. Sequoia, Airwallex’i erken dönemde destekledi. Hongshan (eski adıyla Sequoia Capital China) aracılığıyla yapılan bu yatırım, Sequoia’yı şirketin en büyük hissedarlarından biri haline getirdi. Greenoaks Capital ise her iki şirkette de hisseye sahip. Zhang, bu çakışan hissedarlık tablolarının yarattığı olası bir “rahatsızlık” önerisini umursamadı. Yatırımcıların büyük bir pazara yatırım yaptığını belirtti.
Yine de değerleme sorusu akıllara geliyor. Stripe, Şubat ayındaki bir ihale teklifinde 159 milyar dolar değerlendi. Bir önceki yıla göre %74’lük bir artış gösterdi. 2025’te 1,9 trilyon dolar toplam ödeme hacmi işledi. Aralık ayında 8 milyar dolar değer biçilen Airwallex ise Stripe’ın yaklaşık yirmide biri değerinde. Ancak Zhang’a göre, Stripe’ın ödeme hacmi Airwallex’inkinin sadece altı katı. Yıllık %85 büyüme ile ve önümüzdeki yıl 2 milyar dolarlık gelir beklentisiyle, Airwallex gelir farkını değerleme farkının önerdiğinden daha hızlı kapatıyor.
Pazarın bunu sonunda fark edip etmeyeceği ise ayrı bir soru. Zhang’ın belirttiği gibi, en az üç ila beş yıl sonra gerçekleşecek bir halka arz bu soruyu açıkça ortaya çıkaracak. Bu süreç, şirketin startup başarısını tescilleyecek.
Bu arada Zhang, daha uzun vadeli hedeflere odaklandığını söylüyor: 2030 yılına kadar bir milyon müşteri, 20 milyar dolar yıllık gelir ve müşteri başına ortalama gelirin 12.000-13.000 dolardan 20.000 dolara çıkması. Yapay zeka destekli otonom finans ürünleri de şu anda piyasaya sürülüyor. Bu “agent”lar sadece veri göstermekle kalmıyor, aynı zamanda işlemleri de gerçekleştiriyor. Zhang, on yıllık kurumsal finans verilerinin (gelir tahsilatından hazine yönetimine, satıcı ödemelerinden giderlere kadar) rakip şirketlerin kolayca kopyalayamayacağı bir eğitim seti oluşturduğunu belirtiyor. Şimdi tüm bu sıkı çalışmanın Stripe’ın pazar payını yiyip bitirmeye yetip yetmeyeceği görülecek. Şimdilik rekabet mesafeli bir şekilde ilerliyor. Zhang ve Collison birleşme görüşmeleri sırasında arkadaşça yaklaşıyordu. Ancak geçen yıl Greenoaks Capital’in yıllık toplantısında ikili, birbirleriyle konuşmadı.
Daha fazla güncel Teknoloji haberleri için sitemizi takip edebilirsiniz.

